İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 2

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti 2 Bismillahirrahmanirrahim; İki günü müsavi olan kayıptadır. İhvanın bir tanesini, deseniz ki;” Geri verelim bunu “. Bütün kâinatı verseler, 10 tane daha verseler. Kulağının kılının bir tekini vermem. İnsan değilim. İşte, ”Ümmeti, ümmeti” diyen Muhammed bu. “Ümmeti, ah ümmeti, vah ümmeti”. Nasıl verirmiş? Kime, kimi verirmiş? Kimin malını, kime verirmiş? Kim verirmiş? Allah vermez ki, Muhammet versin. Verir mi Allah? Vermez. Muhammet hiç vermez. İşte, o gün, bu gün. O dem, bu dem. Değişen hiçbir şey yok, zarar yok. Fahri Kâinat Efendimizin ahlakı, Allah’ın ahlakıydı. Allah gösteriyor. Her celalde bir cemal gizlidir, diyor sultanlar. […]

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 2 Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti Bismillahirrahmanirrahim; Baklayı ağzından çıkardı TGRT. Şimdi, zaman zaman bu millette, İslamiyet’te, kükremeler, ayaklanmalar var. Ama taşkınlık derecesinde değil. Bir kere oldu… Hz. Ali dedi ki; ” Ya Fatıma, ne olur, bak herkes Resulullah’a yemek çıkarıyor, biz de öyle bir güne kavuşsak da bizde yemek çıkarsak Resulullah’a”, ”İstiyor musun ?”,dedi, “İstiyorum ama birşeycik yok”, “Hadi sen git Resulullah’ı davet et bu gece. Ben yaparım”. Sevinçle gitti, doğru Huzur-u Rahmet’e; “Ya Resulullah, kızın Fatıma seni bu akşam yemeğe davet ediyor”, “Yalnız beni mi davet ediyor ?”. Şimdi ne desin ?, ”Sende istediklerinden, sevdiklerinden kaç kişi alırsan

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (06.10.1995) Tarihli Sohbeti

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (06.10.1995) Tarihli Sohbeti Bismillahirrahmanirrahim; “Her iki cihanın efendisi budur ”diyor, papaz. Şam’a gittiği zaman onu tanıdı, İncil sahipleri, Rahipler. ”Ne olur” diyor papaz, Resulullah’a, “Beni şefaatinden ayırma”..Çünkü İncil’de görüyorlar, Tevrat’ta görüyorlar. Ahmet. Şimdi, seviyorsun, Allah’ı seviyorsun, Muhammed’i seviyorsun. Eğer Allah’ı sevenleri, Muhammed’i sevenleri sevmiyorsan, bu iş yok. “Bakın” dedi,”Bir sevabı var mı?”.Cehennem zebanileri geldi, cennet melekleri de orda, diyorlar ki eğer sevabı cennete yakınsa Cennet’e götüreceğiz. Sevabı yok da günahı çoksa cehenneme götüreceğiz. Ölçe dursunlar cennete mi yakın cehenneme mi yakın? Ölçüyorlar.”Kaç” diyor Allah.”Nereye kaçayım?,”Bana kaç”. Kaçıyor, Allah’a sığınıyor. Bakıyorlar ki, günah yok, sevap yok.

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (06.10.1995) Tarihli Sohbeti Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (29.09.1995) Tarihli Sohbeti

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (29.09.1995) Tarihli Sohbeti Bismillahirrahmanirrahim;  Asr-ı saadette… Kötülük zirveye ulaştığı zaman… Efendimiz tek başına. Ondan sonra Ashap toplandı. Resulullah’a kötülük yapmak isteyenlere göğüs geriyorlardı. O’nu muhafaza ederlerdi. O’nun kıymetini bildiler mi?,Ashap bildi… Şimdi bilmiyorlar. Bir hoca dedi; ”Keşke asrısaadette olsaydım, Rasûlullâh Efendimizin arkasında namaz kılsaydım”. Dedim ki; ”Bunu bir daha söyleme”,”Niye”, “O gün de Ebu Leheb vardı, Ebu Cehil vardı, iman etmeyenler vardı… O’nu öldürmeye kalkanlar… Onlardan biri olabilirdin”. Muhammet’i (A.S) kim görür?, Muhammed’in gözü görür. Allah’ı kim görür, Allah’ın gözü görür. İslamiyet’ten evvel İnsaniyet lazım. İnsanlık o kadar önemli ki, Cenab-ı Allah bütün kâinatı, maddesiyle,

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (29.09.1995) Tarihli Sohbeti Devamını Oku »

Nûru’l-Arabî Hazretlerinin Damadı Prizrenli El-Hâc Abdürrahim Fedâî Efendi

Nûru’l-Arabî Hazretlerinin Damadı Prizrenli El-Hâc Abdürrahim Fedâî Efendi Sözlerimize Prizrenli büyük mutasavvıf ve divan şairi Hacı Ömer Lütfi efendinin Fedaî hzlerine ithafen yazdığı methiyesinden birkaç beyit ile başlamak isterim. Mir’ât-ı Yezdânsın bize Dâmâd-ı Pîr AbdürrâhîmMişkât-ı Rahmânsın bize Dâmâd-ı Pîr Abdurrahîm Nûr Muhammed Nûr’dan Doğdu sana ol Tûrdanİçtin yemm-i mescûrdan Dâmâd-ı Pîr Abdurrahîm Bâtında buldun feyzi tâm zâhirde ilminle benâmSensin melâmîde îmân Dâmâd-ı Pîr Abdurrahîm Açtın künûz-i vahdeti saçtın o dürr-i hikmetiSundun şarâb-ı vuslatı Dâmâd-ı Pîr Abdurrahîm Lütfî dedi var kurbetim gösterdi târîh rıhletinOldu gemide vuslatın Dâmâd-ı Pîr Abdurrahîm İlmi çevreler tarafından üç dönem içerisinde incelenen melâmilik, esası itibarıyla hiçbir

Nûru’l-Arabî Hazretlerinin Damadı Prizrenli El-Hâc Abdürrahim Fedâî Efendi Devamını Oku »

İlm-i Tevhid’e Bağlanmanın Önemi (Ahmet Kumanlıoğlu)

İlm-i Tevhid’e Bağlanmanın Önemi Bir yolcuya, Ey evvelden ahire, zahirden batına çırpınıp giden yolcu! Seni evvel ile ahir arasında zuhur ettiren Rabbin, eğer seni butununa döndürmüşse -şüphe yok ki- sabredici ol.Butun aleminden her nefes sende zuhur eden Rabbinin, (Zikre- diniz Ben’i, zikredeyim sizi) Senin her haline muttali hazır ve nazır olduğuna ve seni hiçbir anda terk etmeyeceğine söz verdiğini duymadın mı? Elbette duydun. Öyleyse yanımdakilerin çok uzaklarda, çok uzaklardakilerin de yanımda olduğunu sana tekrar edeyim. Benden himmet dolu, rahmet dolu, bir nefha isti- yorsun. (Onlar, Allah’ı ayakta… ilh. zikrederler) ayet-i beyyinesinde “batıl hiçbir şey halketmediğine” göre her zu- hurun

İlm-i Tevhid’e Bağlanmanın Önemi (Ahmet Kumanlıoğlu) Devamını Oku »

Sâd Sûresi’nin Altmış Beşinci Âyet-i Celîlesinin Bâtınî Hakîkatleri

BU RİSÂLE, SÂD SÛRESİ’NİN ALTMIŞ BEŞİNCİ ÂYET-İ CELÎLESİNİN BÂTINÎ HAKÎKATLERİNİ BEYÂN EDER Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm Bütün hamd ve övgüler, Vâhid ve Kahhâr olan, her şeyde tecellî ve nûr ile zâhir olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm, varlık ve ferdiyetin en kâmil mazharı olan Efendimiz Muhammed (s.a.s)’e ve onun âline ve ashâbına olsun. Kul innemâ enâ munzirun, ve mâ min ilâhin illallâhu’l-vâhidu’l-kahhâr.(De ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım. O Vâhid ve Kahhâr olan Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.”) (Sâd; 38/65) Âyet-i kerimede ilk önce buyurulan ifade “İnnemâ enâ munzir” Yani “ben bir münzirim, uyarıcıyım.” Denilmektedir. Bu ifade her ne kadar zahirde Peygamber efendimizin

Sâd Sûresi’nin Altmış Beşinci Âyet-i Celîlesinin Bâtınî Hakîkatleri Devamını Oku »

Risâle-i Şerh-i Nutk-i Hafız Ahmed Soyyiğit “Kimi Dosta Varır”

Risâle-i Şerh-i Nutk-i Hafız Ahmet Soyyiğit Mürşidim Hafız Ahmed Soyyiğit efendimin yazdığı bir İLÂHİ ye şerh sohbet… Bismillâhirrahmânirrahîm Allah’a Hamd ve Senâlar, Rasûlullah Efendimiz’e, Âl ve Ashâbına Salât ve Selâm olsun… Kimi dosta varır Dosta bend olurKimi nefse uyar Kahrolur gider Cenab-ı Hak Enfal suresinde mealen, Muhakkak Allah sizin Mevlânız, dostunuz ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcı buyurmakta. Dosttan murat Hak teala hazretleridir. Hakka dost olmak için rızayı Bârî’yi kazanmak lazımdır. Hakk’ın rızasını kazanmak için insanda sadakat olacak.Mevlamız Hazreti Ebu Bekir Efendimizi Kur’an-ı Kerim methu sena etmektedir.Ayet O’nun samimiyeti, sadakati ve doğruluğundan bahsediyor. Bu methe sebep nedir? Niçin

Risâle-i Şerh-i Nutk-i Hafız Ahmed Soyyiğit “Kimi Dosta Varır” Devamını Oku »

Risâle-i Seyr-i Enbiyâ

Risâle-i Seyr-i Enbiyâ Bismillahirrahmanirrahim Yoğuruldu hamurum kırk gün pirin elindenÜfürdü nefesini hû ile ta elestü bezmindenCan buldu cânan seyran eyledim vechimdenCümle melâike ile Âdeme secde eyledimBir dem oldu Âdem ile cenneti konak eyledim Eyleyip nüzûl Âdem baba ile cennetten arzaBinbir gece tövbe kıldım afv dileyip MevlâyaBuluştum Âdem ü Havva ile cebel-i arafattaHabil ile beraber hayvanımı kurban eyledimNiyaz edip yüce Mevlâ’ya halimi arz eyledim Kâbil düştü nefsin hevasına attı taşı HâbileMüzdelife’de aldım taşı attım ona Minâ’daHabil’e didar oldum Kâbil ise uydu şeytanaHâbilin ardından Âdem Baba ile yâs eyledimKabil nesliyle nice zaman harb u cihad eyledim Habil suretine bürünüp göründüm Şit

Risâle-i Seyr-i Enbiyâ Devamını Oku »

Scroll to Top