eûzü besmelenin ma’nâ’sı ve zevki nedir

Eûzü Besmelenin ma’nâ’sı ve zevki nedir?

Eûzü Besmelenin ma’nâ’sı ve zevki nedir? Eûzü, sığınırım… Kime sığınacağız, neden sığınacağız? Kovulmuş olan, huzurdan kovulmuş olan şeytandan Allah’a sığınacağız. Ondan sonra Allah’ın ismini anacağız: Bismillâhirrahmânirrahîm. Allah’ın ismini anmak ondan sonra. Öyle ise Bismillâhirrahmânirrahîm’in sırrını çözmek için, bu bir isimdir, Allah’ın ismidir. Cümle ehlullah ittifak halindedir. Bu bir esmâdır. Biz bu esmânın müsemmasına yani vahdet-i vücuduna, zâtına doğru yol alan ehl-i tarikiz. Tabi, tarikatlar çeşit çeşit olmuş. Bütün ehlullahlar aynı ittifak halinde. Değişen bir şey yok. Nasıl ki dinler aynı olduğu gibi, tevhid dini olduğu gibi. Fakat, tevhidi kaybolan dinler, yalnız şeklinde, sûretinde, zâhirinde kaldıkları gibi, tevhidi zuhura getiren […]

Eûzü Besmelenin ma’nâ’sı ve zevki nedir? Devamını Oku »

Fehmi Özden Efendimiz’in (31.08.2006) Tarihli Ustrumca Sohbeti

Fehmi Özden Efendimiz’in (31.08.2006) Tarihli Ustrumca Sohbeti Bismillahirrahmanirrahim; Veren de mutlaktan verecek biatı; alan da mutlaktan alacak. Veren ve alan otururlar diz dize, el ele. Veren nerededir; alan nerededir? Veren nereden verir; alan nereden alır, bunlar önemli şeylerdir. Eğer mutlaktan almıyorsak, veren de mutlaktan vermiyorsa işin içine benlik girmiştir; işin içine variyet girmiştir. O ekilen tohumdan bir ürün hasıl olmaz. Hasıl olacak olsa bile niteliksizdir; kalite düşük olur. Eskiden çiftçiler ürünü kaldırdılar mı, kaldırmış oldukları üründen seçerlerdi böyle en güzellerini. Ekim zamanı geldiğinde o seçmiş oldukları o pürüssüz, o hatasız, görüntüsü güzel, görünümü güzel, dolgun ve olgun taneleri ekerler;

Fehmi Özden Efendimiz’in (31.08.2006) Tarihli Ustrumca Sohbeti Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 8

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti 8 Bismillahirrahmanirrahim; Tevhit bu; O muhafaza edecek seni, ve diyor ki: ”İrade-i Kül Allah’ındır, İrade-i cüz benim” Yahu vazgeç bundan, yahu vazgeç kardeşim mesuliyete girme yahu!… “İrade-i cüz benimdir” Dedin mi mesuliyet altına giriyorsun! Ve irade-i cüzü’de irade-i küle… İrade-i kül benimdir ,İrade-i cüz senindir diye ne bir ayet var, ne hadis var. İcma-i ümmet, kıyas-ı fukara, akıl yoluyla bu iradeyi verdirmiş dersin; Akıl sahiplerine. Halbuki bunun kökünü düşündüğün zaman alanda, verende O, noksanlaştıranda O, kaybettirende O, konuşturanda O; Ama girmiyor İrade-i Kül’e. İrade-i Kül imandır, İrade-i Cüz imansızlıktır… Niçin?..”Ben yaptım”. Bütün Ayet-i Kerime’ler

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 8 Devamını Oku »

Mehmet Oruç Efendimiz’in Hayatı

Sevgiyle Yoğrulmuş Bir Din Anlayışının Yolcusu; Mehmet Oruç Mehmet Oruç1917 / 1995 Biz bu meydan-ı cihanda Allah’ın meftûnuyuzGerçi mecnun çoktur amma biz O’nun mecnûnuyuz İslamiyet’i korkutmanın değil, sevdirmenin gerekliliğine inanan; dinin özünü oluşturan edep, hoşgörü, akıl ve bilimin ışığında, çağın ruhuna uygun bir anlayışla yaşanabileceğini savunan Mehmet Oruç, ömrünü bu inancı yaymaya adamış müstesna bir şahsiyetti. Ona göre İslam, ancak laik ve demokratik Atatürk Türkiye’sinde gerçek manasıyla yaşanabilir, topluma fayda sağlayabilirdi. Çocukluk ve Eğitim Yılları 1917 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Mehmet Oruç, ilk dini eğitimini müderris olan babası Hafız Osman Efendi’den aldı. Genç yaşta tasavvufa ilgi duyan Oruç, uzun

Mehmet Oruç Efendimiz’in Hayatı Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 7

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti 7 Bismillahirrahmanirrahim; Kerameti kevniyeyi kaldırdık,kerameti fenniye yerine geldi, o kerametler var ya onlarda bir şey yok, görünen fen var şimdi. Ne yapıyoruz? Allah’ı açık görüyoruz, zuhura getiriyoruz sohbete getiriyoruz ,konuşuyoruz. Efendi, aç biraz bunu; Şimdi, babam öldü, anam öldü diye… Her evden bir cenaze çıkmıştır, baba sen çok meraklıydın namaza, hep Allah derdin, hadi bir yudum su içiver ! Nerede?.. Neydi onu diri tutan, kırmızı yanakları, hoş sohbetleri, torunlarına ikram edişi, yavruları sevişi, muhabbet edişi nerede?.. Ruhudur,ruhu… Bizi diri tutan manamızdır, madde değil. Bunlar ayrı ayrı mıdır? Yok, değildir. Açayım; Birisi ruh, birisi beden,

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 7 Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 6

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti 6 Bismillahirrahmanirrahim; İşte şimdi! O günü bekleme. Şimdi varız, çoğuz. Bu çokluğa bakma, cümlesi bir noktadır. Her ne harfi ki okursan nokta-ı ba ondadır. İşte bunların hepsi ölsün istiyor O ! Öldürecek, öldürüyor da. Ama Allah’ta ve onun Resulünde ölmek başka, isteyerek; Bir daha var, o ölümü kimse istemez, korkarlar. Hiç birimizi Jandarmalar, Polisler getirmedi buraya. Hidayet meselesi. Allah mutlaka verir karşılığını. O kadar çıktı minarelere, o kadar ezan okudu. o kadar cemaate kamet getirdi, müezzinlik yaptı boşuna mı? Koyacaklar seni bir gün musalla taşınaVaktiyken giy başına tac-ı kalender ara bulOlagör ehli feragat,dile dildar

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 6 Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 5

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti 5 Bismillahirrahmanirrahim; Meşiet ayrı maişet ayrı,deyince; Maddi, manevi öyle maişetleri bol evler var ki… Bir de hüsran olan, keder içinde…; Neyleyim öyle…Her iki cihanı bize versin, maddesiyle manasıyla. Verdi, verecek değil ,verdi .Hüner odur ki…; Şimdi, bütün ihvan’ı biliyorum, kendimden biliyorum.Bu maddi fikriyat değil, manevi fikriyat bu. Maddi fikriyatta rütbeyi taktımı gelişir; Vali, amir.. Bizim içimizde Padişah var Padişah…Mevlana çok güzel anlatıyor;”Padişahla sohbetteyiz, vezir gelmiş ne çıkar, o beklesin”,diyor.”Vezir ile sohbetteyiz, vali gelmiş ne çıkar?”. İşte bu manevi sultanlıkta öyle padişahlar var ki;” kapısında kul var, sultandan ileri”.İşte, bizim de var manevi rütbelerimiz, var

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 5 Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 4

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti 4 Bismillahirrahmanirrahim; Ramazan Efendi, Kuşadası’ndan sürülmüş, nereye? İslam diyarına. Senin Peygamberin sürüldü, Ayet; “Ant olsun biz kendilerinden öncekileri denemişken, insanlar, inandık, deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar”. Ceddiniz çekti , sizde çekeceksiniz. Onun için, bu din bize gelmedi. Geçen sohbetimde dedim ki; ”Kur’an indi ama para inmedi, bir çuvalda para inseydi !”…Parayı ne yaptı?; Canlarını, mallarını verdi bütün Ashab. O para yerine aşk geldi, muhabbet geldi. Şimdi bu o günde böyleydi, bugünde. Para nereye geldi; Büyük Millet Meclisine, yiyorlar birbirlerini, sendin, bendim diye. Ama islama para gelmedi, aşk geldi, camiler onarılıyor, mescitler yapılıyor. Bizi buraya

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 4 Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 3

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti 3 Bismillahirrahmanirrahim; “Bütün, fena ve beka makamları verilir”. Ahmet efendi merhumun bu. Ahmet Efendi sordu bana,”Kur’an-ı Kerim, Cibril-i Emin, Namusu Ekber vasıtasıyla, Peygamber Efendimi’ze, ayet ayet mi indi, tüm mü indi?”. Daha yeni intisap etmişim. Şimdi bile haberimiz yok. Çoğunuzun. Açayım; Dedim ki, ”Ayet, ayet 23 yılda tamam oldu ve-ekmeltü lekum dineküm-biz dinimizi ikmal ettik”, dendi. ”yok” dedi, ”Kur’an-ı Kerim tüm olarak indi Hz. Muhammed’e, O sıraladı .Öyle parça, parça olmaz işte. Tevhid’de mürşid’in önüne diz çöktün mü, zikri aldın mı 7 makam verilir. Sonra, ömrün yetmedi, sana gelecek mürşidin veya başka mürşit gelecek,

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni 3 Devamını Oku »

Scroll to Top