Risâle-i Şerh-i Nutk-i Hacı Salih Rıfat Efendi

“İki türlü zikr-i Hakk’ı eylemek vardır edâ”
Şarih: Bende-i Nûru’l-Arabî – Burak Anılır

İki türlü zikr-i Hakk’ı eylemek vardır edâ
Bunu bildi her kim aldı mürşid-i hakdan nefes

Hem Rasûl-i bâ-safâya kıl salât ol ümmeti
Hak Teala etmesin dûr kapısından bir nefes

Ehl-i beyt’e ol muhib ki iştiyâk olsun mezîd
Bende-i sadıklar oldu bu merâra desti-res

RİF’AT kuluna Ya Rab ver vezâif-i nazif
Hadim-i nâ’li’l-melâmi olmak ister her nefes

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

El-hamdulillâhi Rabbi’l-ʿâlemîn,
ve’s-salâtu ve’s-selâmu ʿalâ
Seyyidinâ Muhammedin ve
âlihī ve sahbihî ecmaʿîn.

İki türlü zikr-i Hakk’ı eylemek vardır edâ
Bunu bildi her kim aldı mürşid-i hakdan nefes

Bilinmelidir ki zikir iki kısımdır; biri lisân ile olan zikr-i lafzî veya zikr-i cehrî olarak bilinen zikir ki Cenâb-ı Hakk’ın isimlerini anmak, Kur’ân-ı Kerîm okumak bu zikre girer; diğeri ise zikr-i kalbî ki, daimî huzur ve müşâhede hâlidir ki, bu da zümre-i hâssaya mahsûstur.

Her kim ki bir mürşid-i kâmilden feyz-i nefes almıştır, bu iki zikir mertebesini bilir ve kalbî zikre vusûl ile Hakk’ı müşâhede eder.
Bu beyitte, tevhid yolculuğunda zâhirden bâtına geçiş ve mürşid nefesiyle seyir remzedilmiştir.

Hem Rasûl-i bâ-safâya kıl salât ol ümmeti
Hak Teala etmesin dûr kapısından bir nefes

Rasûl-i Zîşân Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, safâ ve vuslatın menbaıdır.
Ona salât getirmek, hem zâhiren bir ibâdet, hem bâtınen bir nûrdur. Melâmîler için salât, Rasûl’ün hakîkatiyle fânî olmaktır.

Bu hâle erişen ümmet, Cenâb-ı Hakk’ın dergâhından bir nefes bile uzak kalmaz. Bu beyitte, salâtın bâtınî mânâsı ve mürid-i sâdıkın cemiyet haliyle her dem Hakk’a yakınlığı dile getirilmiştir.

Ehl-i beyt’e ol muhib ki iştiyâk olsun mezîd
Bende-i sadıklar oldu bu merâra desti-res

Ehl-i Beyt’e olan muhabbet, Melâmîlerce sadece nesebî değil, manevî bir intisap ve feyz kapısıdır.
Bu muhabbet, sadâkat ve iştiyâkla artar. “Merâr” kelimesiyle kastedilen, bu yolun acı ve rüsvalıkla dolu hâlidir.
Bu “zehr-i aşk”ı içenler, Hak yolunda sadık bendeler olmuşlardır. Melâmîler bu acıyı nimet bilip, halka rüsva, Hakk’a dost olmaya gayret ederler.

RİF’AT kuluna Ya Rab ver vezâif-i nazîf
Hadim-i nâ’li’l-melâmi olmak ister her nefes

Fakir Rif‘at kulun niyaz eyler ki, ona riyâsız, saf ve pâk hizmetler lütfoluna. Zîrâ Melâmîlikte vazifelere talib olmak, hizmet-i nâli’l-hakîkatten başka bir şey değildir.

“Nâ’li’l-Melâmî” tâbiriyle, hem Rasûlullah’ın mest-i şerîflerine hem de Melâmî rüsvalığının nişânesine işaret vardır.
Her nefeste bu hizmete talib olan, nefsini ayak altına koymuş, mahviyet ehlidir. Sâlik için en yüce makam, en aşağıda olmaktır.

Bende-i Nûru’l-Arabî Elif Dede mahlası ile maruf hadimü’l-fukara Burak Anılır
Instagram: burak_anilir

Scroll to Top