Risale-i Şerhi Nutk-i Şerif-i Kaygusuz Abdal

Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm
Elhamdülillahi Rabbi’l-âlemîn es-salâtu ve’s-selâmu ‘alâ resûlina Muhammedin ve ‘alâ alihi ve sahbihi ve sellim.
Bu nutk-i şerifin metnini Kaygusuz divanında tetkik ettikse de divanı içinde böyle bir nutk-i şerife rastlamadık. Benzer sözler Şah Hatayi Sultan’a isnad edilse de yine Hatayi divanında böyle bir nutka rastlayamadık. Bizde bu şerhi sözlerin bize ulaştığı şekliyle açıklamaya niyetlendik.
Bu esere Kaygusuz Sultanın bu nutkunun şerhini talep eden Es-Seyyid Hasen el-Haşimî kardeşimize ithafen Risale-i Hasen dedik. Bizden kendisine hediye olsun.
Âdem oldum geldim âdem içine
Uğradım bir hana handan içeri
Zenbur gibi kândan kâna konarken
Bir kâna uğradım kândan içeri
Bu beyitte “Âdem oldum geldim âdem içine” demeden maksat Âdem olma yolunda seyr u süluk yolculuğuna çıkan salik bu âdemiyeti yine bir âdem yani mürşid elinden idrak eder. Âdem olduğunu ancak Âdem’i bulunca anlar. Kaygusuz sultanda burada Ademiyetini mürşidi kâmilin gönlüne girerek idrak ettiğini başlangıçta açıklayarak bu yolculuğu devamında açıklar.
“Uğradım bir hana handan içeri” Bu dünya dedikleri iki kapılı bir handır. Ve buraya Ademiyetini arayan nice canlar gelip geçtiler. Kimi maksuda erdi kimi de yabanda kaldı. “Zenbur gibi kândan kâna konarken” diyerek “Zenbur” Yaban arısı demektir. Yaban arıları istilacı bir tür olup kendi bal üretmez. Geçimini başkasının sırtında geçinir. İşte ehli zahir kimselerde böyledir. Kendileri ilmi ilahiyeyi kendi enfüslerinde keşf edip açığa çıkarıp rızıklanamadıkları için bu gibi tevhid ehlinin eserlerini ve sözlerini kendi malları gibi satarak alemi uyutmaya çalışırlar. İşte Kaygusuz sultanda Âdemi bulmazdan evvel yaban arısı gibi başkalarının eserlerinde yazılı olan cevherleri okuduğunu hakikati kitaplarda aradığını söylüyor. İşte bu durum içindeyken öyle bir maden buldum ki benim hakikatimi bana bildirerek bütün incü mercanın kendimde buldurdu.
At oynatma zahit bu meydan değil
Bu meydan der isen bu erkan değil
Süleyman der isen süleyman değil
Süleyman var süleyman’dan içeri
Bu beyitte ise Ey zahit kimse bu menziller senin anladığın gibi değil. Buralar senin zannın ile hareket edebileceğin meydan değildir.
Zira burada konuşulanlar bir kuş dilidir. Zira bu dilide ancak Süleyman olan anlar. Sende eğer bu Süleymanlık meziyeti yok ise bu meydan ver erkandan uzak dur.
Aşk bedesteninden mercan almışam
İrfan meclisinden erkan almışam
Bu canı verip de bir can almışam
Saklarım bu canı candan içeri
Aşk bedesteni dediği Mürşidi Kamilin huzurudur. Saliki irşad eden mürşidin ilmi değil nazarıdır. İşte bu nazara müteveccih olan salik o nazar ile bahr-i ummanın derinliklerinden mercan çıkarır.
Fakat buradaki en önemli husus erkan’dir zira erenlerin dediği gibi usulsüz vusul olmaz. Bu minvalde hareket eden salik. Kendi canı yani varlığından uruç ederek canına karşılık can bulur. Yani can veren canan bulur. Bu can ise salikin kendine nispet ettiği nispet fiil nispet sıfat ve nispet zata karşılık olan efal-i ilahiye, sıfat-ı ilahiye, zat-ı ilahiyedir.
İşte maksud olan can budur. Bu sırrı idrak eden salik için bu hakikat onun en kıymetli hazinesidir.
Şeriatı Muhammede verdiler
Tarikat üstüne bir yol kurdular
Marifet babında sual sordular
Hakikat var hakikattan içeri
Yolun başı şeriat-ı Muhammediyedir. Şeriatsız yüründüğü takdirde bu hakikat yolculuğunda menzile ulaşamazsın.
Evvela ahkam-ı Muhammediye ne ise onlara eksiksiz uyacaksın.
Ardından tarikat kapısında yani edep ve ahlak kapsında güzel ahlak ile ziynetleneceksin. Böylelikle sana hakikat ve marifet kapısı açılır.
Kaygusuz eydür bir nutkum hakla
Bir mürşide el ver kalbini pakla
Mürşidin verdiğin tut kavi sakla
İlikten kemikten kandan içeri…
İşte Kaygusuz bu hakikat yolculuğuna girmek isteyen salike kısaca nasihatte bulunmuştur. Ve eğer Ademiyetini bulup Adem olmak istiyorsan bir mürşidi kamil bul ki sana verdiği zikrullah ile gönül alemin pür nur olsun. O mürşidden bu hakikati talep et. Ve onun sana verdiği zikri ve sırrı sımsıkı tut ehli olmayan kimselere bu cevherleri ulu orta açma yoksa sonun Nesimi gibi olur. Allah muhafaza etsin.
Vel hamdülillahi rabbil âlemin
Bende-i Nûru’l-Arabî Elif Dede mahlası ile maruf hadimü’l-fukara Burak Anılır
Instagram: burak_anilir
30.03.2025
Bayrampaşa / İSTANBUL



