İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbeti Bismillahirrahmanirrahim; Baklayı ağzından çıkardı TGRT. Şimdi, zaman zaman bu millette, İslamiyet’te, kükremeler, ayaklanmalar var. Ama taşkınlık derecesinde değil. Bir kere oldu… Hz. Ali dedi ki; ” Ya Fatıma, ne olur, bak herkes Resulullah’a yemek çıkarıyor, biz de öyle bir güne kavuşsak da bizde yemek çıkarsak Resulullah’a”, ”İstiyor musun ?”,dedi, “İstiyorum ama birşeycik yok”, “Hadi sen git Resulullah’ı davet et bu gece. Ben yaparım”. Sevinçle gitti, doğru Huzur-u Rahmet’e; “Ya Resulullah, kızın Fatıma seni bu akşam yemeğe davet ediyor”, “Yalnız beni mi davet ediyor ?”. Şimdi ne desin ?, ”Sende istediklerinden, sevdiklerinden kaç kişi alırsan […]

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz Sohbet Metni Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (06.10.1995) Tarihli Sohbeti

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (06.10.1995) Tarihli Sohbeti Bismillahirrahmanirrahim; “Her iki cihanın efendisi budur ”diyor, papaz. Şam’a gittiği zaman onu tanıdı, İncil sahipleri, Rahipler. ”Ne olur” diyor papaz, Resulullah’a, “Beni şefaatinden ayırma”..Çünkü İncil’de görüyorlar, Tevrat’ta görüyorlar. Ahmet. Şimdi, seviyorsun, Allah’ı seviyorsun, Muhammed’i seviyorsun. Eğer Allah’ı sevenleri, Muhammed’i sevenleri sevmiyorsan, bu iş yok. “Bakın” dedi,”Bir sevabı var mı?”.Cehennem zebanileri geldi, cennet melekleri de orda, diyorlar ki eğer sevabı cennete yakınsa Cennet’e götüreceğiz. Sevabı yok da günahı çoksa cehenneme götüreceğiz. Ölçe dursunlar cennete mi yakın cehenneme mi yakın? Ölçüyorlar.”Kaç” diyor Allah.”Nereye kaçayım?,”Bana kaç”. Kaçıyor, Allah’a sığınıyor. Bakıyorlar ki, günah yok, sevap yok.

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (06.10.1995) Tarihli Sohbeti Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (29.09.1995) Tarihli Sohbeti

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (29.09.1995) Tarihli Sohbeti Bismillahirrahmanirrahim;  Asr-ı saadette… Kötülük zirveye ulaştığı zaman… Efendimiz tek başına. Ondan sonra Ashap toplandı. Resulullah’a kötülük yapmak isteyenlere göğüs geriyorlardı. O’nu muhafaza ederlerdi. O’nun kıymetini bildiler mi?,Ashap bildi… Şimdi bilmiyorlar. Bir hoca dedi; ”Keşke asrısaadette olsaydım, Rasûlullâh Efendimizin arkasında namaz kılsaydım”. Dedim ki; ”Bunu bir daha söyleme”,”Niye”, “O gün de Ebu Leheb vardı, Ebu Cehil vardı, iman etmeyenler vardı… O’nu öldürmeye kalkanlar… Onlardan biri olabilirdin”. Muhammet’i (A.S) kim görür?, Muhammed’in gözü görür. Allah’ı kim görür, Allah’ın gözü görür. İslamiyet’ten evvel İnsaniyet lazım. İnsanlık o kadar önemli ki, Cenab-ı Allah bütün kâinatı, maddesiyle,

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (29.09.1995) Tarihli Sohbeti Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (28.07.1995) Tarihli Sohbeti

Bismillahirrahmanirrahim;  Onlar Evliya’dır. Onlara korku yoktur ve mahzun olmazlar. Neden mahzun olmazlar? Allah’a teslim ettiler kendilerini, Allah’a söz verdiler de o makama geldiler. “Efendim, şu şöyle olsaydı da, böyle olsaydı ya !..”. Yok öyle şey. Sen akıl mı öğretiyorsun, fikir mi yürütüyorsun, faraziye mi anlatıyorsun sen!.. Olmadı… Sakın ha!.. İçinizde böyle düşünenler, tefekkür edenler varsa vazgeçsinler. Pir Hazretleri diyor ki: ”Et tevhidü iskat-ul izafa”, Tevhide aykırı hareketleri at, içinden, gönlünden at. Gene olamadın Melami, gene olmadın Fırkayı Naciye !.. Sana makam verdi efendi ama daha müsevvişlerin var, yanlış fikirlerin, yanlış düşüncelerin var. Öyle makam vermekle bu mümkün değil. Bunu,

İbrahim Hakkı Öçal Efendimiz (28.07.1995) Tarihli Sohbeti Devamını Oku »

İbrahim Hakkı Öçal (k.s.) Efendimizin Hayatı

İbrahim Hakkı Öçal (k.s) Efendimizin Hayatı 1911 yılında Fizan’da (Libya) doğdu. Babası Dramalı Yüzbaşı Hüseyin Hüsnü Efendi, annesi Fizan kaymakamının kız kardeşi Zehra Hanım’dır. Çocukluk yılları Osmanlı İmparatorluğu’nun son yılları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına rastlamaktadır. Bu dönemi kendi ifadesi ile şöyle aktarmaktadır: “Benim babam Dramalı’ydı. Babam subaydı. Atatürk’le aynı yıllarda okumuş ve okul arkadaşıymış. Bir gün babam arkadaşları ile kıraathanede otururken kadı efendi gelir.Babam Padişah hakkında ileri geri konuşunca kadı efendi: “Padişah efendimizin adını ağzına besmelesiz almayacaksın” der ve padişaha saygısızlık ettiğini söyler. Bunun üzerine babam: “Biz Allah’ın adını ağzımıza besmelesiz alıyoruz, padişah kim oluyor?” diye cevap verir.

İbrahim Hakkı Öçal (k.s.) Efendimizin Hayatı Devamını Oku »

Ahmed Kayhan Dede (k.s.) Hayatı

Ahmed Kayhan Dede (K.S.) Hayatı Ahmed Kayhan Dede(1891? – 1998) Mutasavvıf, irşad ehli, Anadolu’nun manevî önderlerinden biri Ahmed Kayhan Dede, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, günümüzde Malatya ili sınırları içerisinde yer alan Pütürge ilçesine bağlı Mako (günümüzdeki adıyla Aktarla) köyünde dünyaya gelmiştir. Resmî nüfus kayıtlarında doğum yılı 1905 olarak geçmekteyse de, ailesinden ve özellikle hayatta olan oğlu Bahattin Kayhan’dan aktarılan bilgilere göre doğru doğum tarihi 1891’dir. Bu durum, dönemin kırsal Anadolu’sunda nüfus kayıtlarının çoğunlukla doğumdan yıllar sonra tutulmuş olmasının tipik bir yansımasıdır. Ahmed Kayhan, Ali-İsmailoğulları ailesinden Ali oğlu Hacı Ahmed Kayhan olarak anılır. Henüz 5–6 yaşlarında iken babasını kaybetmiş, sonrasında

Ahmed Kayhan Dede (k.s.) Hayatı Devamını Oku »

Scroll to Top