Fehmi Özden Efendimiz’in 2006 makedonya Ustrumca Sohbeti

Sohbet: Fehmi Özden
Sohbet Tarihi: 2006
Siteye Eklenme Tarihi: 25.05.2026

Bismillahirrahmanirrahim;

Âr u nâmusun bırak, şöhret kabâsından soyun,
Giy Melâmet hırkasın kim ol nihân etsin seni.

(Niyâzî-i Mısrî)

Melamet, levmetmektir (kınamaktır). Kimi? Ahmet’i, Mehmet’i değil; kendini… Şeytan, “…ve lûmû enfusekum” (kendi nefislerinizi kınayın) diyor. (İbrahim Sûresi Ayet 22) Bu şeytan, insanoğluna pek hayırlı bir şey yapmaz ama bak burada yapıyor; aslında şeytan yapmıyor, kim yapıyor? Allah yapıyor… İbrahim Suresi’nde şeytan diyor ki: “Fe lâ telûmûnî…” Ey beni kınayanlar; “Ulan kahrolası şeytan, kör olası şeytan, uydum ona bak beni ne hale getirdi” diyenlere söylüyor…

Ve şeytan diyor ki: “Arkadaşlar, biz sizinle biraz arkadaşlık yaptık ama ben ‘İnnî ehâfullâh’ diyorum (Ben Allah’tan korkarım).” Bak bak bak, şeytana bak, Allah’tan korkarmış… “Ben sizin bana yakıştırdıklarınızdan uzağım,” diyor şeytan, “İnnî berîun…” “Benim bir gücüm kuvvetim yoktur, benim sizi zorla buraya getirme gücüm yoktur… Allah bana bir yetki vermiştir, o da nedir? Ben sadece çağırırım sizi; süslü sözlerle, güzel sözlerle çağırırım. ‘Boş ver’ derim, ‘Ya gideceksin şimdi Demir Ahmet’in evine, Allah Allah deyip ne yapacaksın orada, boş ver. Bak yorgunsun da, işten geldin, yat aşağıya, yarın erken işe gideceksin, yat aşağıya,’ o kadar…”

Ensemize tabanca dayamıyor ya, bıçak da dayamıyor öyle değil mi? Sadece davet ediyor, telkin yapıyor yani… Kamilin telkin yaptığı gibi o da telkinler yapıyor ve sen onun peşine takılıp gidiyorsun… Rahman’ın peşine takılıp gideceğine şeytanın peşine takılıp gidiyorsun. Sonra da onu kınıyorsun: “Ulan şeytan, sen yaptırdın!” “Yok arkadaş,” diyor, “beni kınamayın.” “Fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum” diyor. “Siz beni değil, kendinizi kınayın,” diyor.

Melami; kendisini levmeden, kendini kınayan, nispetlerini kınayan; nispet efalini, nispet sıfatını, nispet vücudunu kınayan, yanlışlıklarını kınayan ve böylelikle doğru yola varan kişidir.

Çün bildim vech-i cânânı, kamûda sezdim Allâh’ı, Fenâyım Hakk’ta Vallâhi, ne bilim kaldı ne dânım.

(Niyâzî-i Mısrî)

Fena-fîllah ne demek? “Lâ mevcûde illâ hû” (O’ndan başka varlık yoktur) demek. Onun için dedim “Hû”… Evvelimiz nedir bizim? Evvelimiz Hû’dur; öldük ve dirildik. Ahirimiz? Gene Hû’dur, gene O’na döneriz…

“Huvel evvelu vel âhiru vez zâhiru vel bâtın…” O evveldir, O ahirdir, O zahirdir ve O batındır. (Hadid Sûresi 3)

Öyleyse bize bir şey kalmadı. Mademki fenada yoksun, bekada hepten yoksun. Var olan her daim Allah…

Scroll to Top