Hüseyin Şemsi Ergüneş Efendimizin mektubu
(1872-1968)

Hüseyin Şemsi Ergüneş (1872-1968)
Muhammed Nur’ul Arabi hazretlerinin varisi Hüseyin Şemsi Ergüneş hazretlerinin nutkudur:
Ey insanoğlu, sözlerimi can kulağı ile dinle.
Dinlediğin sözleri kulağına küpe, kalbine nücum (yıldız) et.
Evladım, ihvanlık Peygamber ve Evliya yoludur. Bu yolun salikleri, tamamen vakfullahtır. Şu halde, Hakk için, vücudunu vakf edeceksin.
Yapacağın hizmet için kimseye minnet etmeyeceksin, her işini hoş, kendini boş göreceksin.
Katiyyen yalan söylemeyeceksin. Elin ile koymadığın, mezun olmadığın bir şeye el vurmayacaksın.
Vücudun sıhhatte iken kimseye el açmayacaksın. Kudretin yettiği bir işle meşgul olacaksın.
Helalinden kazanıp yiyeceksin.
Gıybet etmeyeceksin. İlim ve kemal davasında bulunmayacaksın.
Bütün hayrı, şerri, kahrı, lütfu, Cenab-ı Hakk’tan bileceksin.
Hiç kimseyi hakir, kendini aziz görmeyeceksin.
Kendine vücud verip müşrik olmayacaksın.
Din yolunda, müslümanlık uğrunda her zahmeti cana minnet ve nimet bileceksin.
Şeriat dairesinde insanlara muaveneti, mahlukata merhameti elden bırakmayacaksın.
Ahdinde ve vaadinde sabit olacaksın.
Kini, kibri, gazabı, hasedi, riyayı, fesatlığı ihtiyar etmeyeceksin.
Kötü düşünceleri içinden atıp tefekkürat-ı âliye sahibi olmaya çalışacaksın.
Her gece yatağına girdiğin zaman o gün yaptığın işlerden nefsini hesaba çekeceksin.
Ey Hakk yolcusu;
Kulaktan kulağa, erden ere olacağı nakledelim.
Bu nasihatlarımla amil olursan, bila-şüphe Şems-i Cenab-ı Fahr-ı küllden kalbine doğacak olan envar-ı ahadiyet, vücudunun her zerresini tenvir edecek. Basiretin açılacak. Ledün ilmine vakıf, batın lezzetine nail olacaksın.
Zulmet-i gaflet hicapları senden ref olur.
Alem-i aşka dahil, saadet-i sermediyete nail olursun.
Bütün belalar sana bal ve bu alemler dikensiz gül, felekler aşiyanın olur.
Ademiyetin hakikatına erersin. Fakat, sırrını hiç kimseye açmayacaksın.
Keramet satmayacaksın.
Hareketlerinde mahviyyet göstereceksin.
Medh ile zemmi bir telakki edeceksin.
Cümle sıfatları, fiilleri Hakk’ın sıfatı, Hakk’ın fiili bileceksin.
Ey oğlum;
Tuttuğun el Hakk’ın eli, bu söyleyen Hakk’ın dilidir, bu yazan el Hakk’ın elidir.
Oğlum;
Allah ile ol, Allah ile işit, Allah ile gör, Allah ile söyle, Allah’tan bir an gafil olma. İçin Hakk ile, dışın halk ile olsun. Zahirini fetvaya, batınını takvaya bağla.
Böyle olursan Hakk erenler yaverin olur. Maddi, manevi rızkını gör. Uğurun açık, pertevin efzun, Feyzin Hakk, hemdemin sırr-ı Muhammed Ali, destgirin Seyyid Muhammed Nur yardımcın olsun.
Hu, Hu, Hu,
Ey insanoğlu;
Meslek-i melamet Hakk yoludur, ihvanlık ise er işidir ve her an kendi nefsin ile mücadelede bulunmasıdır.
Herhangi bir adem, ömründe bir defa “La ilahe illallah Muhammed Resulullah” dese katiyyen cennete girecektir. Fakat ihvanlık ağır bir iştir ve çilesi pek çoktur. Yoluyla gelirsen ihvan olmak için vücud varlığından geçmek, benliği terk etmek, niyet-i halise ile bir Pir’e bende olmak, dünya ve ahirette Pirine bendeliği ile iftihar etmek, maldan ve candan geçmek lazımdır.
Cenab-ı Hakk’ın lütfuna, Resulü Azam efendimizin keremine, pirimizin himmetine, şeriatın şerefine ona emanet eyledik.
Bu ikrarların kabulü için el-Fatiha.
Amîn!
