Huseyin Sabri Ergunes 768x960

Ehadiyet Sırrı ve “Ve Men Yercu Likâe Rabbi” Ayetinin Hakikat Manası

Ehadiyet Sırrı ve “Ve Men Yercu Likâe Rabbi” Ayetinin Hakikat Manası “Ve men yercu likâe rabbihî fe’l-ya‘mel amelen sâlihan ve lâ yuşrik bi ‘ibâdeti rabbihî ehadâ.”(Kehf, 110) Sen Rabbi’ne mülaki olmak için amel-i salih ile ibadet et; fakat Ehadiyet’e el uzatma.Rabbini arzu eden kimse, O’na hiçbir şeyi ortak etmez.Bu zahir manasıdır.Ehad birdir. Halk, Hak’tan gayrı bir şey görür. Hazret, Ehad’ı Ehadiyet manasında almıştır.Cenab-ı Hakk’ın Zât-ı Kudsi İlâhî’si gayr-i misliyetle anılır.Bu makamda zuhur namına bir şey yoktur. Hadiste bu makama işaret vardır: “Küntü kenzen mahfiyyen – Ben gizli bir hazine idim, bilinmek murad edince halkı halkettim.” Cenab-ı Hak mertebe-i gaybdan […]

Ehadiyet Sırrı ve “Ve Men Yercu Likâe Rabbi” Ayetinin Hakikat Manası Devamını Oku »

Huseyin Sabri Ergunes 768x960

Hüseyin Şemsi Ergüneş Efendimizin Hayatı

Hüseyin Şemsi Ergüneş Efendimizin Hayatı(1872-1968) Nakşibendî Melâmîliği’ne mensup müellif. Sofya’da doğdu. Babası Gerede’nin Dânişmendler köyünden halk şairi Âşık Mustafa Hıfzı Efendi, annesi Sofya Bâlî Baba Tekkesi şeyhi Ahmed Baba’nın kızı Redife Hanım’dır. Doksanüç Harbi sebebiyle Sofya’da asayişin bozulması ve babası Mustafa Hıfzı Efendi’nin postnişini olduğu tekkenin Bulgar çetecileri tarafından yakılması üzerine ailesiyle birlikte daha güvenli bir yer olan Usturumca’ya göç etti. Mürşidi Muhammed Nur’ul Arabi ile on üç yaşında iken Hacı Fâik Bey vasıtasıyla Usturumca’da tanıştı. Tahsiline devam etmesi şartıyla dervişliğe kabul edildi. Sesinin güzelliği ve müziğe yatkınlığı sebebiyle bu dönemde tekke mûsikisiyle de ilgilenmeye başladı. 1887’de Muhammed Nur’ul

Hüseyin Şemsi Ergüneş Efendimizin Hayatı Devamını Oku »

Scroll to Top